Gece ne çok şeyi saklar… Karanlığın içinde uyur nesneler… Görünmezlik zırhına bürünmekten hoşlanılırlar mı bilinmez… Çünkü dilleri yoktur taş evlerin. Bazen sesleri çıkar kış soğuğunun içinden fışkıran fırtınalarla… Soğuk rüzgarlar ıslık çalar daracık sokakların içinde. Taş evler karanlığın içinde görünmez olunca, yaşam dolar odalarına. Gün boyu sokaktan geçenlerle söyleşen evler karanlığın içine saklanarak... Devam >>
Gece ne çok şeyi saklar… Karanlığın içinde uyur nesneler… Görünmezlik zırhına bürünmekten hoşlanılırlar mı bilinmez… Çünkü dilleri yoktur taş evlerin. Bazen sesleri çıkar kış soğuğunun içinden fışkıran fırtınalarla… Soğuk rüzgarlar ıslık çalar daracık sokakların içinde. Taş evler karanlığın içinde görünmez olunca, yaşam dolar odalarına. Gün boyu sokaktan geçenlerle söyleşen evler karanlığın içine saklanarak içinde yaşayanlara açar kucağını. Onlara sıcacık bağrında evin öyküsünü anlatır. Duvarlar, pencereler dile gelir geçmişi anlatır, akşam olanları defterine yazar. Dışardan bakınca, tek düze olur her şey… Sadece ışıklar kalır… Işık yapaydır ama yakışır Mardin siluetine… Kale hışımla bakar üstten. Onu da aydınlatmıştır insanlar. Sokaklar yalnızdır abbaralar şen… Işıkları yanar abbaraların buluşma me-kanları olur. Gelip geçenler duvarların dibindeki fısıltılara açarlar kulaklarını… Gece görünmez eder ovayı. Köylerde ışıklar yanar yıldız gibi parıldar karanlığın içinde… Sessizlik kaplar dört bir yanı. Sokaklar yalnızdır. Evler çekip almıştır canlarını koynuna. Damlara çıkar yaşam. Yaz günlerinde kürsünün üstüne kurulanlar gecenin keyfini yaşarlar yıldızlara bakarak. Yıldızlar parıldar gökyüzünde. Kürsünün içinde bembeyaz bezlerle görünmez olup yatanlar serinliği yutarlar sıcak yaz günlerinde. Yıldızlar bakar üstten. Çocuklar uyur kürsülerin üstünde.
Posted in Üzüntü Sözleri TagS:cok > gece > ne